AHMED ADNAN SAYGUN (Izmir, 1907-1991)
Besteciligi kadar bir etnomüzikolog ve müzik pedagogu
olarak da Türk müzik yasamina hizmet etmis olan Ahmed
Adnan Saygun, matematik ögretmeni Celal beyin ogludur. Türk
Besleri'nin bir üyesi olan besteci, ilk müzik derslerini Ittihat
ve Terakki okulunda okurken Ismail Zühtü'den almis, onüç yasinda
Rosati'nin piyano ögrencisi olmustur. 1922'den sonra piyano çalismalarini Macar
Tevfik Bey ile sürdürmüs, buarada kendi kendine
armoni ve kontrpuan bilgisini gelistirmistir.
Saygun, 1924-25 yillarinda Izmir'de ilkokullarda müzik ögretmenligi
yapmis, 1926'da ayni görevi Izmir lisesinde sürdürmüstür.
1928'de devlet sinavini kazanarak Paris'e gitmis, once Madame Eugene
Borell'in armoni ve kontrpuan derslerini izlemis; sonra Vincent
d'Indy'den kompozisyon, Monsieur Borell'den füg ve kompozisyon,
Sauberbille'den org müzigi ve Amedee Gatoue'dan Gregor ezgileri
derslerini almistir.
1931'de yurda dönen Saygun, Ankara Musiki Muallim Mektebi'nin
kontrpuan ögretmenligine atanmis, 1934'te bir yil kadar Riyaset-i
Cumhur Orkestrasi'ni yönettikten sonra Istanbul'a gitmistir.
1936'da Istanbul Belediye Konservatuar'inda ögretmenlige baslamistir.
1936'da ülkemize gelen ünlü Macar besteci Bela Bartok
ile Anadolu'da geziler yapan Saygun, degisik yörelerden birçok
halk ezgisini notaya aktarmistir. Ayni zamanda Istanbul Belediye
Konstervatuari'nin arsivindeki çalismalarla Karadeniz oyun
havalarini da notaya aktarmistir.
1939'da Halkevleri müfettisligi ve Cumhuriyet Halk Partisi
müzik danismanligi görevinde bulunmus; müfettisligi
süresince ülkenin çesitli yörelerini dolasma
olanagi bulmus, böylece halk müziginin yerel ritm ve
ezgilerini derlemistir. 1955'de Ankara'da kurulan Folklör
Arastirmalari Kurumu'na kurucu üye olmustur.
Ahmed Adnan Saygun 1964'de Ankara Devlet
Konservatuari'nda kompozisyon
dersi vemeye baslamis ve bu görevini 1972'ye dek sürdürmüstür.
Ayni kurulusta modal müzik dersleri de vermis ve bölüm sefligi
yapmistir. Besteci 1960-65 yillarini kapsayan dönemde Milli
Egitim Bakanligi Talim Terbiye Kurulu üyeliginde bulunmus,
1972-78 yillari arasinda TRT Yönetim Kurulu üyeligi yapmistir. Ölümüne
dek Istanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuari'nda
etnomüzikoloji ve kompozisyon dersleri vermistir.
Saygun 'un ülke sinirlari disinda adini duyurmasini saglayan
ilk olay, 1947'de Paris'in Pleyel salonunda Lamoureux orkestrasi tarafindan
Yunus Emre Oratoryosu'nun seslendirilmesidir. Ayni yil Internationa
Folk Music Council'a yönetim kurulu üyesi seçilmistir.
Sanatçi 1949'da Milli Egitim Bakanligi'nin Palmes Academique
nisanini, 1955'de Federal Almanya'nin Frederich Schiller Madalyasini,
1958'de Italya'nin Stella Della Soliderieta nisaninin birinciligini
ve ayni yil Ingiltere'nin Harriet Cohen Uluslararasi Müzik Ödülü'nin
Jean Sibelius kompoziasyon madalyasini almistir. Saygun Macar besteci
Bela Bartok ile yaptigi çalismalar dolayisiyla Macaristan
Hükumeti tarafindan 1981'de Budapeste'de Bartok Armagani'na
deger bulunmustur. 1986'da Bartok'u Anma Komitesi tarafindan düzenlenen
Pro Cultura Hungarica ödülümü almistir.
Saygun'un yurt içinde aldigi ödülleri de söyle özetleyebiliriz:
1948'de Inönü Armagani, 1971'de Devlet Sanatçiligi,
1978'de Ege Üniversitesi Fahri Doktorasi, 1981'de Atatürk
Sanat Armagani, 1984'de Kültür Bakanligi Büyük Ödülü,
Mimar Sinan Üniversitesi'nin kurulusunun 100. yilinda “Osman
Hamdi Onur Belgesi”.
Saygun, 1931 yilinda bu yana etnomüzikoloji alaninda pek çok
inceleme yapmis, mod-öncesi ve mod-içi müzikler üstüne
yaptigi arastirmalar bugün ülkemizde çoksesli
müzik çalismalarina isik tutmustur. Modal müzigi
ve geleneksel Türk müzigi makamlarini Iran-Yunan müziklerini
karsilastirmali olarak incelemistir. Bestecinin tüm yapitlari modal
ve yer yer pentatonik yapidadir. Anadolu halk müziklerinde
Asya türküleri, Ural türküleri gibi, Macar
ve Fin Halk müziginde görülen pentatonik yapilarini arastirarak
yayilislarini incelemistir.
Ahmed Adnan Saygun, Atatürk'in evrensellige ulasilabilecek
nitelikte, ulusal bir Türk müzigi yazilmasi arzusunu
kendine ilke edinmistir. Besteci, sanatin her zaman kökünden
ayrilmadan gelisecegine inanarak, “Bütün çalismalarimizda önce
Anadolu insaninin nefesini her an içimizde duymamiz gerekir” diyerek
bu görüsünü açiklamistir.
Saygun'un opus numarasi verdigi yapitlarinin sayisi 70'i geçmistir.
Besteci çalismalarini çesitli dönemlere ayirarak
incelemenin dogru olmayacagini düsünmektedir.
1934'de yazdigi Tasbebek ve Özsoy baslikli tek perdelik opera çalismalariyla
bu konuda çoksesli Türk müzigine ilk örnekleri
vermistir. Bestecinin bundan sonraki opera ve oratoryo çalismalarinda
ve sahne kantatlarinda genellikle gerçegi arayan insanin çilesi
ve gerçege varisi konu alinmistir. Saygun opera ve oratoryalarinda
Türkçe'nin kendine özgü süyleyis ve
seslenisini göz önünde tutarak tüm vokal yapitlarinda
dogru prozodi kullanimina özen göstermistir. Saygun'un
bestelerinde halk ezgileri kadar halk masallari, destanlar ve islam
ilahileri de yer alir.
Yapitlarinin bir kisminin yayin hakki SACEM'e ait oldugu gibi,
bir kismi Southern Music Publishing Co. (New York) ve bir kismi da
Peer Musikverlag'a (Hamburg) aittir.
Evin Ilyasoglu
<<Önceki Sayfa
|